Dikkat!

Arkadaşlar merhaba sitemiz çalışma aşamasındadır güncellemeler devam etmektedir

Bilgi Butonu
Kategoriler
İstatistik
+0  
Toplam içerik: 39
+0  
Yorumlar: 0
+0  
Üyeler: 4

Kullanıcı İstatistikleri :
Yönetici Sayımız: 2
Moderatör Sayımız: 0
Editör Sayımız: 0
Dernek Üye Sayımız: 0
Üye Sayımız: 1

Detaylı İstatistik :
Bugün : 0 kişi üye oldu.
Dün : 0 kişi üye oldu.
Bu Hafta : 0 kişi üye oldu.
Bu Ay : 0 kişi üye oldu.
Yorumlar
Bilgi
«    Mayıs 2019    »
PtSaÇaPrCuCtPz
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031 
Web Sitemizi Beğendiniz mi?

Etikete Göre Ara

Ömer Özkul İlahiler


                                     BAŞLADI

Ervahi ezelde hıynı eleste,

Hak hidayet etti iman başladı.

Herkes sırasıyla geldi cihana,

Kimi mü’min kime güman başladı.


Büyüdükçe yaşım vardı beşine,

Yavaş,yavaş gider oldum işime,

Mükellef olup girdim onbeşime,

Başa haller geldi tufan başladı.


Nefsim der ki zevkimize bakalım,

Ruhum der ki olmaz Hak’ka tapalım,

Nefsim der ki nasıl başa çıkalım,

Münazaa çıktı tuyan başladı.


Ruh şah oldu, aklı mead veziri,

Melek Şeyhülislam, sir ser askeri,

Kurdu hükümeti vardı ileri,

Sadra geçti ulu divan başladı.


Nefis der ki, ruh ne olur, ne kişi?

Ben de Şeyhülislam yaptım iblisi,

Sadrazam seçti aklı maşaşı,

Bid’at zuhur etti, isyan başladı.


Adaveti arttı biri, birine,

Göz diktiler bir birinin yerine,

Nefis emir verdi ser askerine,

Seferberlik çıktı,ilan başladı.


Kibrelinin cebbarları derildi,

Ucbelinin havanları kuruldu,

Haset yaksın ateş emri verildi,

Kumandaya mel’un şeytan başladı.



Nefis der ki buhul benim sıfatım,

Hava kuvvetiyle bombalar atın,

Sui akran siz de imdada yetin,

Fasıklardan medet hemen başladı.






İki asker bir birine denk oldu,

Misli görülmedik bu bir henk oldu,

Taarruza geçildi, azim cenk oldu,

Dil şehrine bombarduman başladı.


Ateş çıkar mızrakların ucundan,

Vücut sarsar iki asker gücünden,

Kanaat topları sabır burcundan,

Endahata geçti duman başladı.


Gönül kalabalık mahşerden beter,

Ordular durmadan atomlar atar,

Sure-i feth okur duacı kemter,

Ya fettah ismine devam başladı.


Nur-u tevhid gülleleri hışlarken,

Sübhanallah mermileri işlerken,

Melaikler kör şeytanı taşlarken,

Nefis askerinde pişman başladı.


Hak ehline nusrat verdi hüdası,

Suya düştü zalim nefsin eda’sı,

Arşa çıktı Allah, Alah sedası,

Ruh elinden emr-i ferman başladı.


Dil şehrinden kör şeytanı sürdüler,

Nefse idam cezasını verdiler,

Gönül arsasına bir taht kurdular,

Adalete ruhu sultan başladı.


Bu sözlerden niçin ibret alınmaz,

Bu aşkın hiç nihayeti bulunmaz,

Acep senin derdin nedir bilinmez,

ÖZKUL sende ah-i figan başladı.







BİSMİLLAH

Hak’tan gönderilmiş lokmanmıdır ki,
 Her dertlere derman eder Bismillah,
 Bilmem ki mührü Süleymanmıdır ki,
 Çünkü kulu sultan eder Bismillah.

Gelir yüz ondört sure evvelinde,
 Ehli Hak’kın tesbihidir dilinde,
 Mü’minlerin silahıdır elinde,
 İblisi perişan eder Bismillah.

Söylenirse bir iş ipdidasında,(öncesinde)
 Hayır doğar onun inhitasında,(sonrasında)
 Mani kuran cem olmuştur basında,
 Nice sırlar ayan eder Bismillah.

Yedi yüz yılda yazdı kalem anı,
 Anda meknüz etti zahir nihanı,
 Tevrat, Zebur,İncil Aziym Kur’anı,
 Derununda nihan eder Bismillah.

Besmele halleder her müşkülatın,
 Devam eden Mü’min bulur necatın,
 Ol Allah’ın Rahman, Rahim sıfatın,
 Bütün halka ilan eder Bismillah.

Çaresiz dertlerin dermanıdır bu,
 Çünkü Hak’kın ismi azamıdır bu,
 Nuh’un gemisinin kaptanıdır bu,
 Belkıs’ı Müslüman eder Bismillah.

Besmele olmuştur ezkarın şahı,
 Üç ismiyle isbat eder Allah’ı,
 Zihin idrak etmez Hikmetullahı,
 Akılları hayran eder Bismillah.

Malayaniden alıkor insanı,
 Söyledikçe nurlandırır imanı,
 Sıdkıyle okursa edüp devamı,
 Bu ÖZKUL’u insan eder Bismillah.





























AŞKINA

Allah’ım rahmet et bize,
 İsmi süphânın aşkına.
 Nar’ını gösterme bize,
 Nur’u Yezdan’ın aşkına.

Halim harap bu gidişle,
 Latif’sin lütfunu işle,
 Günahımızı bağışla,
 Fahri Cihan’ın aşkına.

Bize etmez isen ihsan,
 Sonunda halimiz hüsran.
 Derdimize eyle derman,
 Dost Mustafa’nın aşkına.

Ulül ebrar eyle bizi,
 Hem bahtiyar eyle bizi,
 Kendine yâr eyle bizi,
 Ki enbiya’nın aşkına.

İşlerimiz hata isyan,
 Affet günahımız her an,
 Ebu Bekir, Ömer, Osman,
 Zinnur hayanın aşkına.

Sapa gittik koyduk yolu,
 Kul acizdir, affet kulu,
 Ol Haydar’ı Kerrar Ali,
 Yel Murtaza’nın aşkına.

Sen kefilsin rızkımıza,
 Atmazsın yaz ile güze,
 Daim rahmet eyle bize,
 Ashab sefanın aşkına.

Bizler eyledik günahı,
 Dileriz affet İlahi,
 Hasanla, Hüseyni şehid,
 Di Kerbelanın aşkına.

Kul zayıftır, hem derbeder,
 Yüzümüzü sana dönder,
 Dileriz imanla gönder,
 Zeynel abidin aşkına.


Nefsimiz eyledi fendi,
 Bizi nefse kıl efendi,
 Ol mübarek Nakşi Bendi,
 Mehmed Bahanın aşkına.

Her işimiz hile bütün,
 İblis layin etti zebun,
 Günahımız sedreyle çün,
 Yâr evliyanın aşkına.

Garg eyleyüben rahmete,
 Fazl’ın ile al Cennet’e,
 Komşu eyler Muhammed’e,
 Ol aşıkanın aşkına.

Lütfet huri Gılma’ını,
 Mesken eyle cinanını,
 Seyredelim Cemalini,
 Ver arifanın aşkına.

Hidayet et doğru yola,
 Aziz et ki izzet bula,
 Ver aşkını bu ÖZKUL’a
 Hızır babanın aşkına.












DELİ GÖNÜL

Deli gönül durmaz ağlar, iniler,
 Kendini kaptırmış yâr sevdasına.
 Ruh çırpınır çıkmak ister bedenden,
 Ümidi vasliyle mahlikasına.

Gaflet ettim süremedim yolunu,
 Hak gafil etmesin hiç bir kulunu,
 Bir dem sorsa bu miskinin halini,
 Bin can kurban tek merhabasına.

Eksilir mi dileklerimi versen,
 İşte hazır canım almak istersen.
 Eğer kalbimden tecellin kesersen,
 Neler dolar gönül kumbarasına.

Sevdiceğim ululardan ulu’dur,
 Hazinesi nimetiyle doludur.
 Padişahlar kapısında kuludur,
 Başın eğer kanunu ülyasına.

Ol hadidir isteyene yol verir,
 Her ne olsa kullarına ol verir,
 Dilediği kimselere bol verir,
 Sayı yoktur nimeti zibasına.

Acep gönül muradını alır mı?
 Bu hasretlik yoksa böyle kalırmı?
 Acıyıp da bana şefi olur mu?
 Ağlasam yalvarsam Mustafa’sına.

Vehhaptır ol lütfu inayet eder,
 RAHMANDIR, Rahimdir merhamet eder,
 Şefkatlidir her halde refet eder,
 Keremi bol bu ÖZKUL kedasına.































NE KAZANDIN

Gönül bilmem ne kazandın,
 Ki sen kabahatten başka.
 Sermayeni göster bana,
 Cürmü cinayetten başka.

Gönül oldun ipli seyyar,
 Niçin Hak’tan etmedin ar,
 Dünya metainde nen var?
 Fakru sefaletten başka.

Halkı gıybettir dilinde,
 Hüccetin nedir elinde,
 Bir nokta yok defterinde,
 Bil ki melamet’den başka.

Hâlikını zikretmedin,
 Sen doğru yola gitmedin,
 Hiç haline şükretmedin,
 Halka şikayetten başka.

Meclisi ilme girmedin,
 İlmihal’ini sormadın,
 Bir harf bile öğrenmedin,
 Kör bir cehaletten başka.

Sağ defterinde yazın yok,
 İhlas ile niyazın yok,
 Riyasız bir namazın yok,
 Sehvi hıyanetten başka.

Vefa vermez ahu zarın,
 Amelin olmazsa yârin,
 Hakka yarar göster var’ın,
 Senin rezaletten başka.

Kimse sana Yâran olmaz,
 Garip halin soran olmaz.
 ÖZKUL’u kurtaran olmaz,
 Tevbe nedametten başka.





























BURDA

Şükür olsun Rabbimize,
 Bize kıldı ata burda,
 Kavuşturdu nebi’mize,
 Kerem kâni vefa burda.

Daim meth’in eder diller,
 Aşk ile yanar gönüller,
 Geldi mevlid’ini dinler,
 Muhammed Mustafa burda.

Nur saçtı imanımıza,
 Can bahşetti canımıza,
 Şimdi geldi yanımıza,
 Ahmedi mücteba burda.

Mevlüt okunduğun bildi,
 Dört yârin yanına aldı,
 Şimdi bu meclise geldi,
 İmam’ül embiya burda.

Hamdülillah geldi bize,
 Selâm verdi cümlemize,
 Oturdu meclisimize,
 Resül’ü basafa burda.

Gelin salavat edelim,
 Onu sena methedelim,
 Bizim için açmış elin,
 Eder hak’ka dua burda.

Sıddık sancağı kaldırmış,
 Ömer kılıcını almış,
 Mushafı koluna çalmış,
 Osman Zinnur haya burda.

Muhacirin ensar ile,
 Hep sahabe geldi bile,
 Muhammed’in yanı süre
 Aliyel Murtaza burda.

Gönül hasretini çeker,
 Huzurunda boyun büker,
 Durmaz gözünden yaş döker,
 Ömer Özkul keda burda.

MUSTAFA (S.a.v)

Seni vasfetmeye dilim mi döner,
 Servi kametin tûba’dır Mustafa.
 Yüzüne bakmaya gözler doyamaz,
 Başın arş’ı mualladır Mustafa.

Sekiz cennete nur verir dişlerin,
 Kabe kavseyn ev ednadır kaşların,
 Sanki velleyli yeldadır saçların,
 Yüzün nuru Vedduha’dır Mustafa.

Gayet eşrefsin uluvvü şanın senin,
 Ben acizim, vassafın Yezdan senin,
 Kalbi pakin miratı rahman senin,
 Sadr’ın cenneti alâdır Mustafa.

Şanına nazildir Levlake Levlak,
 Sen olmasan halk olunmazdı efalk,
 Hak sana buyurdu İNNA ERSELNAK,
 Kadr’in cümleden alâdır Mustafa.

Nusrat kılıncı var parlar elinde,
 Aleme rehbersin Hak’kın yolunda,
 Kelamullah devran eder dilinde,
 Sözün asel musaffadır Mustafa.

Aşıkındır çünkü ol mevlâ senin,
 Andan kadrin cümleden alâ senin,
 Kapında kul şah ile keda senin,
 Şefaatini racidir Mustafa.

Düştü gönül o şahsın sevdasına,
 Çünkü bakmaz ümmetin hatasına,
 Şefi olur bu ÖZKUL kedasına,
 Ol Muhammed Mustafa’dır Mustafa.







UYUMA

Uyan ey gözlerim uykudan uyan,
 Mevladan kork başın için uyuma.
 Bu kadar uyur mu Mü’minim diyen,
 İnsaf et vicdanın için uyuma.

Uyku gelse oku aktan karadan,
 Kervan gider sen de kalma sıradan,
 Uykudan münezzeh seni yaradan,
 Hak’tan utan onun için uyuma.

Uyku bilmez uyumazlar melekler,
 Gafil olmaz daim döner felekler,
 Seher vakti kabul olur dilekler,
 Hak’ka yalvar işin için uyuma.

Yakışır mı gaflet sana yar olsun,
 İstermisin senin yerin nar olsun,
 Vur tevhidi donuk kalbin nur olsun,
 Sevgili imanın için uyuma.

Utanmadın keyfin için uyudun,
 Usanmadın zevkin için uyudun,
 Bunca zaman nefsin için uyudun,
 Bu gece de Rab’bin için uyuma.

Aman gözüm sen güvenme bu cana,
 Dünya kalmaz ne kedaya, ne şaha,
 Sen ağla ben yalvarayım Allah’a,
 Koy gafleti ÖZKUL için uyuma.









SIRRI KUR’AN AŞKINA

Allah’ım ben kuluna hidayet ver,
 Nur’u Ekrem Fahri Alem aşkına.
 Yolunu yanıldı istikamet ver,
 Ol safiyullah Adem aşkına.

Dertlidir derdine acil derman et,
 Cahildir kendisi mahzi irfan et,
 Dünyada gülmedi yeter ferhan et,
 Dost İbrahim Nuh keştiban aşkına.

Rabbim beni sana yar et, el etme,
 Firakınla göz yaşımı sel etme,
 Senikoyup kör şeytana kul etme,
 Kabetullah Beyti Rahman aşkına.

Dertte ben yektayım, dermanda sen bir,
 Kapında sailim ihsanda sen bir,
 İsyanda ben birim, gufranda sen bir,
 Affet beni arş’ı azam aşkına.

Vaslın müyesser kıl, tek al canımı,
 Yahya gibi akıtayım kanımı,
 Affet beni, hem dahi ihvanımı,
 Zatı bari nur’u yezdan aşkına.

Settarel uyupsun bakma hatama,
 Rahmet eyle, ecdadıma, atama,
 Deste gir ol tahtet turap yatana,
 Milki cennet huri gılman aşkına.

Günahkârdır diye kapından sürme,
 Son nefeste sen imandan ayırma,
 ÖZKUL’un ayıbını yüzüne vurma.
 Gizle onu Sırrı Kur’an aşkına.






KUL SENİN YARAB

Bu gün seher vakti seyrana daldım,
 Nice hikmetlerin var senin yarab.
 Teferrüc eyledim, hayrana daldım,
 Akıl idrak etmez sır senin yarab.

Çok düşündüm Hak’kın bunca kudretin,
 Dedim ‘Bâki saltanatın, şevketin’,
 Kimse bilmez sen bilirsin hikmetin,
 Vasfından acizdir dil senin yarab.

Mükevvenat hiç durmadan seyreder,
 Gece gündüze nöbet devreder,
 Ay ve güneş alemi pürnûr eder,
 Bunlar bir vesile nur senin yarab.

İman nurun kalbimde yak, söndürme,
 Hiç bir halim sui hale döndürme,
 Hidayet et, eğri yola gönderme,
 Başka yollar çıkmaz, yol senin yarab.

Aciz kaldım nefsim ile savaşta,
 Bana yardım eyle, lütfunu işle,
 Ben kedayı habibi’ne bağışla,
 Günahkâr olsa da kul senin yarab.

Üftâde’ler cem olmuşlar tapunda,
 Günahkârlar gufran ister babında,
 Boynu bükük gözü yaşlı kapında,
 Lütfun umar bu ÖZKUL senin yarab.









ELVAN ÇEŞİT

Haktealâ kullarına,
 Neler verir elvan çeşit,
 Kula rahmet etmek için,
 Yol gösterir elvan çeşit.

Çünkü Rahim’dir kuluna,
 Vakıf durur esrarına,
 Sevdiği kulun diline,
 Hikmet verir elvan çeşit.

Kimi kulun memnun eder,
 Kimi kulun mesrur eder,
 Kimi kulun mahzun eder,
 Hasret verir elvan çeşit.

Kimse bilmez kudretinden,
 Sual olmaz hikmetinden,
 Kâh kahrından, kâh lütfundan,
 Servet verir elvan çeşit.

Kimi kulun fakir eder,
 Kimi kulun hakir eder,
 Kimi kulun zelil eder,
 Zillet verir elvan çeşit.

Kimin hulk’un temiz eder,
 Kimin sözün leziz eder,
 Halk içinde aziz eder,
 İzzet verir elvan çeşit.

Dost ederse kendisine,
 Hor gösterir halk gözüne,
 İtibar olmaz sözüne,
 Nefret verir elvan çeşit.

Rahmeyleyuben haline,
 Bakmaz mı bir ahvaline,
 Bilmem neden ÖZKUL’una,
 Dert gönderir elvan çeşit.




AMAN VER BİZE

Aciziz biz kullar, yaradan yezdan,
 Aman Allah aman, aman ver bize,
 Her iki cihanda etme perişan,
 Medet Allah medet, medet kıl bize.

Affet bizi fahri cihan aşkına,
 Arzı,sema, kevni mekan aşkına,
 Şemsi, kamer, asrı zaman aşkına,
 Aman Allah aman, aman ver bize.

Melek, mürsel ve enbiya hürmeti,
 Cihari yâri, evliya hürmeti,
 Abidi, zahid, asfiya hürmeti,
 Medet Allah medet, medet kıl bize.

Huri cennet, arşı azam hakk için,
 Tevrat, Zebur, İncil, Kur’an hakk için,
 Seni zikreden zakiran hakk için,
 Aman Allah aman, aman ver bize.

Pak et bizi ab’ı gufranın ile,
 Haşret muhacirin,ensarin ile,
 Yoldaş eyle, ulûl ebrarın ile,
 Medet Allah medet, medet kıl bize.

Yakma bizi ismi Sübhanın için,
 Bunca masum sab’i sübyanın için,
 Mukarrebin ehli imanın için,
 Medet Allah medet, medet kıl bize.

Yolun süremedim,düştüm engine,
 Fazlı inayet et cümle mü’mine,
 Aşkını rehber et ÖZKUL miskine,
 Aman Allah aman, aman ver bize.






AŞKIN İLE

Rabbim şad et ben kulunu,
 Mesrur olam aşkın ile,
 Aşkınla pak et gönlümü,
 Pür nur olam aşkın ile.

Aşkın ile yanık olam,
 İhsanına layık olam,
 Ben nefsime faik olam,
 Mansur olam aşkın ile.

Ey kadiri kayyum gani,
 Nefsi heva yıktı beni,
 Lütfet bana bildir seni,
 Mamur olam aşkın ile.

Aşkını ver ben kuluna,
 Gidem hakikat yoluna,
 İlhak et erenlerine,
 Makbul olam aşkın ile.

Aşkın ile umman olam,
 Vaslın ile handan olam,
 Gamdan geçip ferhan olam,
 Memnun olam aşkın ile.

Nihayet yok ihsanına,
 Yol ver, varam cananıma,
 Aşk ateşin yak canıma,
 Ben kül olam aşkın ile

Aşkın hüccet ver elime,
 Yanam cemal’in şem’ine,
 Öteyim vuslat gülüne,
 Bülbül olam aşkın ile.

Aşkınla benden al beni,
 Aşkınla bulam seni,
 Aşkla yoğur hallet beni,
 Mamül olam aşkın ile.

Tövbe olsun isyanıma,
 Affet bakma noksanıma,
 Aşk şerbetin içir bana,
 ÖZKUL olam aşkın ile.

MEDET

Yolumu yanıldım sana giderken,
 Bana yardım eyle cananım medet.
 Feryat ettim kimse duymaz sesimi,
 Arttı benim ah’ı efgânım medet.

Yalnızım yolum gayet zor oldu,
 Çok ağladım, gözüm yaşı sel oldu,
 Zalim nefsim şeytanile bir oldu,
 Saldırdılar bana sultanım medet.

Terahhum et ahıma, efgânıma,
 Hasretin kâr etti tatlı canıma,
 Yola girdim varam sen sultanıma,
 Engel oldu nefsi sübanım medet.

Tülû emel önüm süre uzandı,
 Yalan dünya gelin gibi bezendi,
 Gurur, kibir, gazap vurdular bendi,
 O sebepten arttı tuğyanım benim.

Ey kaadiri kayyum, eya rabbena,
 Senden başka kim var ki gidem ona,
 Rahmetinle rahm et garip halime,
 Gam çerisi sardı her yanım medet.

Çaresiz kaldım usandım bu candan,
 Selamete çıkar beni tufandan,
 Canın kıymeti yok, korkum imandan,
 Sakla imanımı, yezdanım medet.

Arttı bu gönlümün ah’ı amanı,
 Yola çıktım bulmak için cananı,
 Aldım sultanıma kul armağanı,
 Yol kesildi kaldı kervanım medet.

Ne kadar alçaktır bu kötü nefis,
 Adını koymuşlar İzzet’i nefis,
 Yıktı harap etti şehveti nefis,
 Tamir kabul etmez viranım medet.

Aciz kaldım gidemedim dostuma,
 Zalim nefis asker çekti üstüme,
 Ver şu aşkın kılıcını destime,
 Nusratınla kıram düşmanım medet.

Hidayet eyleyip yolum aç benim,
 Sen Gafursun günahımdan geç benim,
 ÖMER ÖZKUL derki, bütün suç benim,
 Haddin aştı cürmü isyanım medet.






















GÖZ AĞLAR

Bir yangın var bu gün deruni dilde,
 Ciğer yanar, dil ah eder, göz ağlar.
 Bir güzelin divanesi olmuşum,
 Ciğer yanar, dil ah eder,göz ağlar.

Her halde tutulmuş bir yare gönül,
 Onun aşkı ile avare gönül,
 Hasretiyle oldu bin pare gönül,
 Ciğer yanar, dil ah eder, göz ağlar.

Yâr aşkıyla ciğerim hundur benim,
 Aklım, fikrim yâre vurgundur benim,
 Kınamayın derdim efzundur benim,
 Ciğer yanar, dil ah eder, göz ağlar.

Gözüm görmez, elim ermez o yâre,
 Firkatiyle dil oldu pare, pare,
 Bu derdin dermanı yoktur ne çare,
 Ciğer yanar, dil ah eder, göz ağlar.

Sen benim sultanım, ben sana bende,
 Kapında sailim, fakirlik bende,
 Artar hiç eksilmez bu sevda ben de,
 Ciğer yanar, dil ah eder, göz ağlar.

Hidayet et, sürem ben yolun senin,
 Şakır oldu dilim, bülbülün senin,
 Dertli, dertli inler ÖZKUL’un senin,
 Ciğer yanar,dil ah eder, göz ağlar.









ALLAH DER

Bu gün aşkın dalgasına tutuldum,
 Coştu gönül oldu umman, Allah der.
 Nefsin gemisinin yelkeni koptu,
 Korku tuttu eder figân Allah der.

Bir lerze düştü ki, titrer bu beden,
 Karar etmez yâr aşkıyla yanar ten,
 Aşkın badesinin sarhoşuyum ben,
 Sine püryan, akıl hayran Allah der.

Bilmem yâr öldürmek mi beni kasti,
 Aşkımın dalgası boyumdan aştı,
 Bir hâl oldu azaya lerze düştü,
 Dilim durmaz titrer, hemen Allah der.

Neden bu dalganın kesilmez ardı,
 Yoksa beni gark etmek mi muradı,
 Zâlim nefis sükûnete uğradı,
 Ruh şahlandı oldu arslan, Allah der.

Aşkın deryasına yok haddi kenar,
 Bir an mehil verip eylemez karar,
 Bütün endamında başka bir hâl var,
 Başta akıl, bedende can Allah der.

Ne hâl oldu bilmem sol ile sağım,
 Bir telaşa düştü elim, ayağım,
 Azalar ses verir, dinler kulağım,
 Kalbim rakka vurur, her an Allah der.

Yâre meftun daim, ismin söyler dil,
 Firkatı nara dayanır mı gönül,
 ÖZKUL ağlar inler, elinde mendil,
 Siler yaşın diler gufran Allah der.







YOL VER

Ey keremler kâni, ey gâni vehhab,
 Acili merhem et, dermana yol ver.
 Merhamet et tabibime kavuştur.
 Derdimin dermanı lokmana yol ver.

Beni mahzun etme hiçbir zamanda,
 Namurad eyleyip koyma hazanda,
 Azizi şadan et, iki cihanda,
 İmana mazhar et, ihsana yol ver.

Müstakiym et ben süreyim yolumu,
 Zikrinden ayırma, lütfet dilimi,
 Erenlere ilhak et bu kulunu,
 Aç gönlümü sırrı sübhana yol ver.

Bermurad et bir murada ereyim,
 Medine şehrine varıp göreyim,
 Ravzayi pakine yüzüm süreyim,
 Ol Muhammed fahri ekvana yol ver.

Fazl’ı hidayetin bana et rehber,
 Günah deryasına daldı bu kemter,
 Senden hatasının affını ister,
 Affa sebep beyti rahmana yol ver.

Ölüm geçidinden asanca geçir,
 Günahım bağışla, imanla göçür,
 Şaraben tahuran nehrinden içir,
 Hafif sual huri gılmana yol ver.

Tevhid ile canımızı verelim,
 Fazl’ın ile cennetine girelim,
 Cemâli pakine bakıp görelim,
 ÖZKUL’a hem ehli imana yol ver.







HEMEN İSTER

Usandım bıktım gönlümden,
 Durmaz benden canan ister,
 Çok sitem çektim gönlümden,
 Utanmaz her zaman ister

Yaşı kemalini bulmuş,
 Kaşı kirpiği dökülmüş,
 Kendi kameti bükülmüş,
 Selvi boylu cıvan ister.

Beyaz gerdan, ablak yüzlü,
 Fesih lisan, şirin sözlü,
 Melek sima, ahu gözlü,
 Ok kirpik, kaş keman ister.

Hiç halimden etmez sual,
 Bende bırakmadı mecal,
 İşi gıybet, tulû amel,
 Meclisi arifan ister.

Edecek aklımı zail,
 Ednalara olmaz kail,
 Kendi güzel aklı kamil,
 Güler yüzlü fidan ister.

Gitmez hakikat yoluna,
 Bakmaz ÖZKUL’un haline,
 Her ne gelirse diline,
 Hemen ister, hemen ister.









GİZLİDİR

İnsan bir alemdir, amma alem insan olamaz,
 Bu insanın vücudunda kevni mekân gizlidir.
 Arş, kürsi,cennet, cehennem, levhi kalem, arzı,sema,
 İnsanda derc etmiş, Allah sırrı süphân gizlidir.

İnsana bir kâmil iman istikamet gösterir,
 Maruf ile emreder, daim selamet gösterir,
 Meskeni kalptir, amma dışta alamet gösterir,
 Mü’minin gönül evinde nur-u iman gizlidir.

Yerde Allah dostları var evliyası hak durur,
 Bed sıfatla perdelenmiş halkın içinde yürür,
 Bilmek için bir alâmet bir nişanı yokturur,
 Avamı nas’ın içinde kâmil insan gizlidir.

Herkes Allah’ın kuludur, kulların hası var,
 Hak’ka sıtkıyla kul olan gönülde ihlası var,
 Şüphesiz Allah bir amma, sayısız esması var,
 Nur-u Kur’an içinde ismi azam gizlidir.

Bu insanın vücuduna hava yolundan girer,
 Kan ile damar arasında gezip, seyran eder,
 Ademin sadrına girip, daima igva eder,
 Göz ile görünmez asla mel’un şeytan gizlidir.

Hüsnü ahlâktan hoşlanmaz, ruha olmaz asla yar,
 Yedi cahimden alınmış, yedi bed sıfatı var,
 Vücuda cilde karışmış bir düşmandır aşikâr,
 Ayırmak mümkün değildir, nefsi süban gizlidir.

Pür alev sardı derunum, bilmedim acep bu ne,
 Bir aralık mehil vermez, yanıyor döne, döne,
 Sönmesi mümkün değildir, çaresi bilmem ki ne?
 ÖZKUL’un bağrını yakan nar’ı süzan gizlidir.

BEKLER

Hüda rezzakı alemdir,
 Her fert kabusunu bekler,
 Nasibini almak için,
 Kısmet kapısını bekler.

Bak şu cihanın halkına,
 Her biri düşmüş bir hale,
 Zengini koşar cem’i mala,
 Servet kapısını bekler.

Abidlerin çeker emek,
 Maksudu cennette yemek,
 Aşıkların hu çekerek,
 Vuslat kapısını bekler.

Gaflettedir cahil olan,
 İlme meşgül alim olan,
 Uzlettedir arif olan,
 Vahdet kapısını bekler.

Derbeder ÖZKUL yanılmış,
 Günahın boynuna almış,
 İsyan deryasına dalmış,
 Rahmet kapısını bekler.


SELAMET VER

Yolumu yanıldım nidem,
 Lütfeyle istikamet ver.
 Nefsim ile savaş edem,
 Bana sabrı metanet ver.

Rahmetinden kovma beni,
 Dalalette koyma beni,
 Nefsime uydurma beni,
 Akıl, izan, feraset ver.

Verip inletme derdile,
 Terbiye etme ırz ile,
 Kifaf miktarı rızk ile,
 Tükenmez bir kanaat ver.

Rızık kapından dur etme,
 Beni bir kula kul etme,
 Nakes, cimri, bahıl etme,
 Sular gibi sakavet ver.

Yanıp aşka kül olayım,
 Aşkınla makbul olayım,
 Sana layık kul olayım,
 İbadette halavet ver.

Nefes bitip tükenince,
 Uçar ruhum durmaz tende,
 Ömrümün ahir deminde,
 Tevhid ile nihayet ver.

Rabbim hıfzet imanımı,
 Cennet göster mekanımı,
 Rıfkıyle aldır canımı,
 Rızvanına emanet ver.

Tenim girince kabire,
 Kavuştur bir aziym nura,
 Melekler sorgusun sora,
 Cevap verem cesaret ver.

İsrafil vurunca sur’a,
 Halk toplanınca mahşere,
 Said yazdırıp deftere,
 Dar günümde beşaret ver.

Başlanınca hesabıma,
 Affet bakma isyanıma,
 Alıp da russelamına,
 Bütün gamdan selamet ver.

Varıp girince cinane,
 Gidem daveti rahmane,
 ÖZKUL’a, ehli imane,
 Cemalinle ziyafet ver.

HİDAYET YETİŞİR

Eğer bir kul nefse kadem basarsa,
 Ruh şahlanır bir surûra yetişir.
 Zâlim nefsin gıdasını keserse,
 Kalp mutmain olur nura yetişir.

Kul Allah’tan korkar kesmez ricayı,
 Kalbinden çıkarmaz Rabbülverayı,
 Her an şefi eder dost Mustafa’yı,
 Salavatı ol Resüle yetişir.

Dilinden bırakmaz ol zikrullahı,
 Daim memnun eder Resulullahı,
 Her işine vekil eder Allah’ı,
 İştigalsiz bir huzura yetişir.

İndi ilâhide alicah bulur,
 Ol daralmış gönlü inşirah bulur,
 Müflihundan olur kul felah bulur,
 Vaslı tecellide tura yetişir.

Her neye başlarsa söyler Bismillah,
 Benliği terk edip der Allah, Allah,
 Tez gelir yetişir nasrun minallah,
 Ticareten lentebura yetişir.

Allah râhim perişan etmez kulunu,
 Rahmetten kul kesmezse umudunu,
 Hak hâdidir bir gün açar yolunu,
 Hidayeti bu ÖZKUL’a yetişir.




HÛ ÇEKER (1)

Bir kişiye Hak hidayet ederse,
 Özü ağlar, yüzü güler hû çeker.
 Letaife geçip otursa ders’e,
 Bütün endamında teller hû çeker.

Hem açılır kalp gözünün perdesi,
 Fark edemez kendisinin nerdesi,
 Fazlalaşır vücudunun lerzesi,
 Kalbi huzur bulur, dili hû çeker.

Bilemez ki kendisi ne kişidir,
 Kalbinin envarı sadr’ın ışıtır,
 Her cihetten hu sedası işitir,
 Etrafta görünen dağlar hû çeker.

Ref’i hicap olur Hak’ka yatından,
 Başlar söylemeye ilmi batın’dan,
 Aşka gelir ismi celâl yadından,
 Deniz coşar, ırmak çağlar hû çeker.

Her an tesbih eder dağ ile taşlar,
 Hak’ka secde eder, aylar güneşler,
 Seherde hayvanat tesbihe başlar,
 Ağaçlar rakseder, dağlar hû çeker.

Yandı ciğer aşk yerimi dar eder,
 Dost firakı içim, dışım nar eder,
 Güller açar garip bülbül zar eder,
 ÖMER ÖZKUL ağlar, inler hû çeker.









HÛ ÇEKER (2)

Seher vakti kainatı seyrettim,
 Baktım gördüm bütün cihan hu çeker.
 Gayri ihtiyarı hu sedası var,
 Kimi naim, kimi yeksan hû çeker.

Aşık olan hu’ya yanar tutuşur,
 Gökte kuşlar hu diyerek ötüşür,
 Hu demese ölüm gelir yetişir,
 Kimi tav’an, kimi kerhan hû çeker.


Tesbih der hor bakma taşa kuma,
 Hu’dan alır nebatat neşvi numa,
 Ziruh olan hu’suz olmaz daima,
 Nefes alır verir, her an hû çeker.

Uyku uyur naim hû diye, diye,
 Zikreder behaim hû diye, diye,
 Rüzgar eser daim hû diye, diye,
 Gökte melek, yerde ihvan hû çeker.

Hasılı Hak’kı zikreder nuhtabak,
 Bize bildirdi kur’an da bunu Hak,
 Senedimiz sureyi isra’ya bak.
 Kürrei arz hem asuman hû çeker.

Hu’suz yaşamak hiç mümkün olmaz,
 Havasız nebatat rengin alamaz,
 Hu olmasa birşey kemal bulamaz,
 Onun için devri zaman hû çeker.

Kâhi ferdi kah olur ihvan ile,
 Mü’min olan hu çeker iman ile,
 Ol mücessem azamatü şan ile,
 Raksa geçer arşı azam hû çeker.

Acep gafil bakmaz mı sağa sola,
 Cümle alem hayat bulur hû ile,
 Hu der diye zan edenler ÖZKUL’a,
 Bilmezler mi kevni mekân hû çeker.


İNSANDADIR

Sakın kardeş hâkir görme,
 Sırrı süphân insandadır.
 Sen insanı fakir görme,
 Genci pünhan insandadır.

İnsanda var çok cevherler,
 Onun için insan derler,
 Akan sular, işbu yerler,
 Hem asuman insandadır.

İnsanda bütün emanet,
 İnsan işler farz ve sünnet,
 İnsanda var mülki cennet,
 Hûri gılman insandadır.

Sen vücudundan al dersi,
 İnsandır Hak’kın aynası,
 Levhi mahfuz, sidre, kürsi,
 Arşı Rahman insandadır.

Tefekkür edip düşün gel,
 İnsandır Hak’ka tevekkül,
 İnsandadır alâ esfel,
 İyi, kötü insandadır.

İnsandadır ilmi amel,
 İnsandadır Hüsnü Cemal,
 İnsandadır fazlı kemal,
 Kâmil iman insandadır.

Boş değildir bu kafesler,
 Hem vardır hayvani hisler,
 Hem melekler, hem iblisler,
 Nefsi süphân insandadır.

Oku sırrı Kur’ana bak,
 İbret ile insana bak,
 İnsanda vardır nuh tabak,
 Kevni mekân insandadır.

Nazar et Kudretullah’a,
 Bir bak şu Hikmetullah’a,
 Her mahlük kul’dur Allah’a,
 ÖZ KUL olan insandadır.

İNİLER

Aşka düşen biçareler,
 Serseri gezer iniler.
 Aşk elinden avareler,
 Yanuben sızlar iniler.

Çünkü sevdalıdır başı,
 Aşktır onun baş yoldaşı,
 Akar gözlerinin yaşı,
 Eder daim zar iniler.

İnler ağlar hasret ile,
 Yanar nar’ı firkat ile,
 Kainata ibret ile,
 Eyleyip nazar iniler.

Kapılmış yâr sevdasına,
 Bakmaz dünya ukbasına,
 Dalmış aşkın deryasına,
 Seyreder, yüzer iniler.

Arz edip yâr cemâlini,
 Çeker derdi elemini,
 ÖZKUL almış kalemini,
 Derdini yazar iniler.












AZDIRIR

Şu yalan dünyada gafil insanı,
 Kendi gibi gafil insan azdırır.
 Gafil olup hevâ’sına kul olur,
 Bir taraftan kötü akran azdırır.

İbret ile görmez mükevvenatı,
 Dinlemek istemez, hadis, ayeti,
 Ebedi zanneder fani hayatı,
 Kötü emel, nefsi süphân azdırır.

İçin, dışın alır kibirle gurur,
 Gıybet meclisinde kalkar, oturur,
 Kimseyi beğenmez kendini görür,
 Fırsat bulur mel’un şeytan azdırır.

Zühd’ü takva vera gitmez hoşuna,
 Ayet, hadis, vaaz gelmez işine,
 Cahil cühelayı toplar başına,
 Yanı sıra çok müslüman azdırır.

Varma meclisine görürsen anı,
 Yanına koyma onlan konuşanı,
 Korkarım yanıltır ÖZKUL’um seni,
 Çünkü o şeytandan beter azdırır.












DERLER

Çekilsem vahdete etsem ibadet,
 Mescide gelmiyor bînamaz derler.
 Eğer karışırsam avamı nasa,
 Sözün bilmez bu bir yaramaz derler.

İlmi kelam olsam akrana faik,
 Tekellim eylesem Hak’ka muvafık,
 Nasihat eylesem şerr’e mutabık,
 Açıldı çenesi usanmaz derler.

Nas’a söz katmasam, usluca olsam,
 Sükût eyleyip bir kenarda dursam,
 Asla konuşmasam sussam otursam,
 Kibirlenir durur, utanmaz derler.

Nakleylesem kaadir’in kudretinden,
 Bahseylesem Hâlık’ın ayetinden,
 Arifane söz söylesem batın’dan,
 Aldanman sözüne sihirbaz derler.

Ticarete atılsam tacir olsam,
 Gayret edip işim ile üğraşsam,
 Adilâne, sadıkane çalışsam,
 Dünyayı verseler bu doymaz derler.

Bilmemki neylesem ben bu zamanda,
 Tevakkuf eylesem dursam bir yanda,
 Fakiri bineva olsam cihanda,
 Kazancı bilmiyor aklı az derler.

ASLA KULAK VERME ELİN SÖZÜNE,
 AYAK UYDUR PEYGAMBERİN İZİNE,
 SENİ GÖRÜP METHEDERLER YÜZÜNE,
 ARDIN SIRA ÖZKUL USLANMAZ DERLER.





İMKÂNIMI VAR

Öyle bir güzele tutuldu gönül,
 Ondan vaz gelmenin imkânımı var.
 Açılmış bağında lâle, gül, sümbül,
 Varıp el vurmanın imkânımı var.

Vasfını söylesem sığmaz bu dile,
 Daime meşgulüm ismin vird ile,
 Elem, firkat, hasret bunca dert ile,
 Dünyada gülmenin imkânımı var.

Alem tâciz oldu benim ahımdan,
 Rahmetin umarım heran şahımdan,
 Ağlar yalvarırım, geç günahımdan,
 Yoksa kurtulmanın imkânımı var.

Firkatı nara merak eder gönül,
 Yâr hasretiyle eyvah eder gönül,
 Durmaz ağlar, inler ah eder gönül,
 Sabrı tahammülün imkânımı var.

Yarabbim senden isterim saadet,
 Perişan olmuştur halim de gayet,
 Senden olmayınca lütfû hidayet,
 Sana yol bulmanın imkânımı var.

Yoluna koymuşum bu tatlı canı,
 Gönül durmaz ever görmeye anı,
 Ara yerde nikabı lenterani,
 O yâri görmenin imkânımı var.

Affın büyük bakma benim hatama,
 Sehvi cürmü isyan işim mutlaka,
 Bu yüz karasıyla varırsam Hak’ka,
 Bir ÖZKUL olmanın imkânımı var.







TEMENNİ EDER

Deli gönül olmuş vuslat düşkünü,
 Bilmem yar ne zaman tecelli eder.
 Tecrit olmuş gönül namusu ar’dan,
 Utanmaz, arlanmaz temenni eder.

Yâr darılmış mümkün değil barışmak,
 Elden gelmez aşktan dönüp savuşmak,
 Gönül ister bir an evvel kavuşmak,
 Acaba yâr neden temenni eder.

Dünyada ben gibi bir avare yok,
 Bana benzer hiç bir bahtı kara yok,
 Nefs elinden kurtulmaya çare yok,
 Gönül günden güne temenni eder.

O yâr beni sonsuz sevdaya saldı,
 Cismim harab etti, aklımı aldı,
 Hangi gönül yâr aşkına tutuldu,
 Konuşurken sözünden belli eder.

Hasreti yâr kametimi (Belimi)büktürür,
 Firkati nar gözümden yaş döktürür,
 Ele hoş gün bana çile çektirir,
 Bir gün değil bunu temelli eder.

Kim düşerse o yârin sevdasına,
 Bakmaz onun cenneti alâsına,
 ÖZKUL gark olmuş günah deryasına,
 Lâ tuknetü sırrı teselli eder.








DEDİLER

Ben bir zaman kâmillere danıştım,
 Ne istersin söyle biraz dediler.
 Dedim bana bir yakın yol gösterin,
 Zikre çalış durma kış, yaz dediler.

Dedim ben bir cahili avareyim,
 Utanmadan Hak’ka nasıl varayım.
 Çok günahkâr hem bir yüzü karayım,
 İstiğfar et günah kalmaz dediler.

Nasıl ki ben geldim rahmi maderden,(Anamdan)
 Gözümü açamadım gamdan kederden,
 Öleceğim yara aldım ciğerden,
 Sakın korkma Mü’min ölmez dediler.

Dedim acep bana kimler yâr olur,
 Dedi çalış aşk sana üstâd olur.
 Dedim alem güler, oynar şad olur,
 Hak’kı seven bunda gülmez dediler.

Yüküm ağırdır, günahım çok benim,
 Kendim zayıfım sakalım ak benim,
 Yolu bilmem bir delilim yok benim,
 Ehli zikir yolda kalmaz dediler.

Dedim gafilim bende salahat yok,
 Dedi gaflet gibi bir hamakat yok
 Dedim çalışmaya bende takat yok,
 Çalışmayan murad almaz dediler.

Dedim efendiler söyletmen beni,
 Devasız dert ile inletmen beni,
 Dedim yeter artık ağlatman beni,
 Güle, güle dost bulunmaz dediler.

Dedim kime arzedeyim halimi,
 Dediler ki çekeceksin elemi,
 Manâda verdiler defter kalemi,
 Ömer ÖZKUL bir divan yaz dediler.




























GÖRÜNÜR

Nazar ettim şu alemi dünyaya,
 Uçtan uca bir ulu han görünür.
 Kimi gider, kimi gelir dünyaya,
 Bu bir Pazar gâhi insan görünür.

Kimisi boş gider çok yazık olur,
 Kimi gayret eder azığın alır.
 Ne kazansa herkes burda kazanır,
 Boş gidenler elbet pişman görünür.

Mü’min olan cürmü isyanı nider.
 Dünyada hak kulunu imtihan eder.
 Nöbet bekler vakti gelenler gider,
 Nice şahlar köşkü viran görünür.

Dünya seven görür dünya nimetin,
 Abid eder bunda ukba sohbetin,
 Âlim bakar görür Hak’kın kudretin,
 Dünya herkese bir elvan görünür.

Dünya ayyaşların meyhanesidir,
 Cahillerin cehalet hanesidir,
 Aşıklara yârinin bahçesidir.
 Ariflere sırrı süphan görünür.

Aklın varsa nefsine verme fırsat,
 Hak’ka kul ol elinde iken fırsat,
 Bilmem bu ne sırdır, bilmem ne hikmet,
 Hak’kı seven halka düşman görünür.

Her kim Allah’a sıtk ile kul olur,
 Suratı berbad ile mestur olur,
 Halk içinde rezili menfur olur,
 Hak yanında ulu sultan görünür.

Kim düşerse o canânın derdine,
 Meşgul olur her an onun virdine, (zikrine)
 Kalbi parlar şûle verir sadrına,
 Yüzünde talâtı iman görünür.

Yâri seven elbet ağyardan bıkar,
 Kimde aşkın vardır, ciğerin yakar,
 Yürek kaynar gözlerinden yaş akar,
 Dilinde nalei efgan görünür.

Yâri seven aşkına yanar elbet,
 Gözün yaşı eder buna şahadet,
 Yâr de varken bu güzellik bu behçet,
 Serde sevda, ciğerde kan görünür.

Kundak atmış yakıyor, firkatı nar,
 Gönül durmaz yâr ateşiyle yanar,
 Hasretin sineme açtı yaralar,
 Vuslatın derdime derman görünür.

Yâr aşkıyla yandı yürek tutuştu,
 Yârin bahçesinde çiçekler açtı,
 Elim sundum cismime lerze düştü,
 Ruhumda tesiri elan görünür.

Ömer ÖZKUL tatlı canından bıktı,
 Firakı hasreti ciğerin yaktı,
 Tefekkül eyledim fal böyle çıktı,
 Canım cananıma kurban görünür.














ELE GİRMEZ

Hak’ka kul gafil olma,
 Geçer fırsat ele girmez,
 Tut sözümü cahil olma,
 Yoksa rahmet ele girmez.

Bırak nas’ın gıylı galın,
 Düşün sen kendi ahvalin,
 Heba yerde geçer çağın,
 İş bu kuvvet ele girmez.

Zikre çalış her ay ve yıl,
 İşin zikir ile biter bil,
 Dünyada olmazsan zelil,
 Bilki izzet ele girmez.

Ölmezden evvel ölmezsen,
 Zikirle meşgul olmazsan,
 İhlaslı bir kul olmazsan,
 Tacı devlet ele girmez.

Eğer ister isen rahmet,
 Elbet görmelisin mihnet,
 Çekmez isen türlü zahmet,
 Keyfi rahat ele girmez.

Şeriat ile gitmezsen,
 Doğru yol takip etmezsen,
 Hak’ka temellük etmezsen,
 Alâ rifat ele girmez.

Çalış durma tembel gibi,
 Seherde öt bülbül gibi,
 Gafil olma ÖZKUL gibi,
 Sonra cennet ele girmez.







YAN NEFİS

Şu dünyanın sefasına aldanma,
 Sözümü tut, yeter Hak’ka dön nefis,
 Bu lezzeti sana yâr olur sanma,
 Kanaat et, gel sözüme kan nefis.

Söz dinlemez şimdi bana gülersin,
 Fenalığın cezasını bulursun,
 Vaden yeter ecel gelir ölürsün,
 Ebedi kalırım etme zan nefis.

Can çıkınca neler gelir başına,
 Kimse bakmaz gözden akan yaşına,
 Düşüp giden kör şeytanın peşine,
 Öğüt tutman,çok yanıldın sen nefis.

İnat ettin hak yolunu boşladın,
 Sonu gelmez bir kör yola başladın,
 Ben ne dersem sen tersini işledin,
 Nasihat ettikçe sana ben nefis.

Aman nefsim acı kendi haline,
 İstiğfar et, yönel Hak’kın yoluna,
 Yakan geçer zebaniler eline,
 Çok sitem çeken, halin yaman nefis.

Sebatın yok sen berkarar olmadın,
 Rahmeti Hak’tan hissedar olmadın,
 Hiç bir vakit ÖZKUL’a yâr olmadın,
 Cehennem yerindir, durma yan nefis.









BU GİDİŞ

Aman gönlüm sen yanıldın yolunu,
 Geri dön, ziyana gider bu gidiş.
 Zikri Hak’ka vermez isen dilini,
 Vadiyi hızlana gider bu gidiş.

Gönül eğer hak yolunu tutmazsan,
 Masivayı hep ardına atmazsan,
 Resulün izini takip etmezsen,
 Son ucu nirana gider bu gidiş.

Gönül gel ikimiz Hak’ka gidelim,
 Faydası yok gam kederi nidelim,
 Allah’ı, Resulü razı edelim,
 Yok deme, isyana gider bu gidiş.

Gönül uydun nefse sözüm tutmadın,
 Sana gösterilen yola gitmedin,
 Hak’ka yarar hiç bir amel etmedin,
 Elbette hüsrana gider bu gidiş.

Halin düşünmedin, caha güvendin,
 Hamakat eyledin, nefse aldandın,
 Çıkmadık yolları doğru mu sandın?
 Sanmaki rızvana gider bu gidiş.

Gönül ehli basar ol sen, kör olma,
 Dostu koyup düşmanlara yâr olma,
 Nefsi heva şeytan ile bir olma,
 Düşün ki tufana gider bu gidiş.

Hep bozulur bu emelin, bu zannın,
 Seni berbat eder cürmü isyanın,
 Cevap veremezsen Hak’tan utanın,
 ÖZKUL’um pişmana gider bu gidiş.







GİZLENMİŞ

Hüdanın evliyası çok,
 Darı dünyada gizlenmiş.
 Bilinmezler nişanı yok,
 Sırrı hüdâda gizlenmiş.

İstiğfar et sübhumesa,
 Masiyet işleme daha,
 Maazallah kârı hüda,
 Zenbi hatada gizlenmiş.

Oku sırrı kur’ana bak,
 Kula lâzım amel mutlak,
 Bil muhakkak rızayı Hak,
 Fiili hüsnâda gizlenmiş.

Yedi sene Eyyüb nebi,
 Aşk ile çekti mihneti,
 Anladıki Hak’kın lütfu,
 Derdi belâda gizlenmiş.

Mecnun Leyla, Leyla diye,
 Vahşet edip indi çöle,
 Onun aradığı mevla,
 Sandı Leyla’da gizlenmiş.

Her halde Allahüalem,
 Böyle çalınmıştır kalem,
 Ondandır ki derdi elem,
 ÖZKUL kedada gizlenmiş.









GÖRÜNMEZ

Ezelden bahtımı kara yazmışlar,
 Lâkin o yazılan yazı görünmez.
 Ondandır ki dert ile gam çekerim,
 İstikbal sönüktür, mazi görünmez.

Gönlüm hazin, vücudum cevr içinde,
 Asla gün görmedim bu dehr içinde,
 Herkes sefa sürer bahar içinde,
 Bir kışa çattım ki yazı görünmez.

Hele bakın benim kara kadere,
 Genç yaşımda neler geldi bu ser’e, (başa)
 Deli gönül tutulmuş bir güzele,
 Lâkin o güzelin yüzü görünmez.

Aklım alıp biar (arsız) etti beni,
 Sabrım alıp bikarar (kararsız) etti beni,
 Öyle bir avcı şikar etti beni,
 Silahı, şahini, bazı görünmez.

Beni gören bu avare dediler,
 Yazık olmuş bahtı kara dediler,
 Gönül vadisinde ara dediler,
 Çok aradım hiç bir izi görünmez.

Yâri gören varmı etsem suali,
 Yoksa bende bırakmadı mecali,
 Ömer ÖZKUL meler koyun misali,
 Bilmem kime meler, kuzu görünmez.








UYAN

Uyan bu gafletten divâne gönül,
 Zerre kadar derdi olan uyumaz.
 Vaz geç tembellikten bikane gönül,
 İsmi celâl virdi olan uyumaz.

Bir kişiye Hak hidayet yetirir,
 Uyku tutmaz gece kalkar oturur,
 Günahını göz önüne getirir,
 Dizin döver olur pişman uyumaz.

Aşıklar uyumaz aşka gelerek,
 Dertliler uyumaz yaşın silerek,
 Başlar soyunmaya gül’ler gülerek,
 Ağlar bülbül eder figân uyumaz.

Hafız olan kur’an okur seherde,
 Arif, dersi irfan okur seherde,
 Zakir, ismi süphan okur seherde,
 Gece yatıp kâmil insan uyumaz.

Eğer insan isen dert ile inle,
 Tesbih avazını dağlardan dinle,
 Bak hû sedasını bağlardan dinle,
 Onlar uyku bilmez bir an uyumaz.

Bulut uyku bilmez gözü yaş döker,
 Çiçekler huzurda boynunu büker,
 Rüzgar uyanıktır daim hû çeker,
 Cuşa gelir bahri umman uyumaz.

Nuh felek uyusa devrin kaybeder,
 Seyyare uyusa seyrin kaybeder,
 Ay güneş uyusa yolun kaybeder,
 Emri Hak’la eder devran uyumaz.

Hayvanat uyumaz tesbih edrmiş,
 Cemâdat uyumaz tevhit edermiş,
 ÖZKUL uyanmıyor ya mahşer demiş,
 İnsafa gel bütün cihan uyumaz.




BİLMEZ

Şu câhili nadana bak,
 Bu ilmin kıymetin bilmez.
 Alimlere taşlar atar,
 Kendi masiyetin bilmez.

Akaidden hiç okumaz,
 İlmi fıkıhdan anlamaz,
 Kılmış bir kaç günlük namaz,
 Erkân’ı sünneti bilmez.

Özü mahrem faziletten,
 Demler vurur hakikatten,
 Bahse girer tarikatten,
 Yazık şeriatın bilmez.

Âli cenab oldum sanır,
 Ulûl elbab oldum sanır,
 Kutbu aktab oldum sanır,
 İşin hakikatın bilmez.

Arif zanneder kendini,
 Bilmez sâlik usulünü,
 Hiç beğenmez el yolunu,
 Sorsan tarikatın bilmez.

Niçin görmez kendi halin,
 Hiçe sayar zahir ilmin,
 Yuttum sanır batın ilmin,
 Dinin diyanetin bilmez.

İlimsiz hiç bir yol çıkmaz,
 Davayı elden bırakmaz,
 Cehlin zararına bakmaz,
 İlmin faziletin bilmez.

Halkı görür bütün eşrar,
 Kendin sanır ulül ebrar,
 Herkesin aybını arar,
 Kendi melânetin bilmez.

İblis ile kafadardır,
 Sanır kendin Hak’ka yâr’dır,
 ÖZKUL gibi günahkârdır,
 Lâkin kabahatin bilmez.

HAYAL ETMEZ

Yine havalandı Ankayı gönül, (Gönül kuşu)
 Engine inmeye tenezzül etmez.
 Hasreti yâr ile mahzundur gönül,
 İnler, ağlar, bir dem tebessüm etmez.

Gönül ister görüştüğü yâr olsun.
 Biliştiği, buluştuğu yâr olsun,
 İstiyor ki konuştuğu yâr olsun,
 Yârdan başka bir şey tekellüm etmez.

İnmek istemiyor, uçar balada,
 Gark olup boğulmuş,bahri sevdada, (Sevda denizinde)
 Berdar olup kalmış, dari Mevlâda,
 Usanmış ağyara temeyyül etmez.

Dostun bahçesinden estikçe yeller,
 Ağları, görenler divâne derler,
 Yârinin elinden içer zehirler,
 Elin bal şerbetine tenezzül etmez.

Gönül yüksek uçar indiremedim,
 Yâr aşkıyla yanar söndüremedim,
 Çok nasihat ettei kandıramadım,
 Bir dem bu ahlâkı tebeddül etmez.

Başta bir sevda var, gidiyor elan,
 Rahat bırakmıyor beni bir zaman,
 Yâr aklını almış, ÖZKUL perişan,
 Bu derde çareyi tahayyül etmez.(Hayal etmez)






DURMA ÇALIŞ

Aman kardeş tembel olma,
 Duma çalış, durma çalış,
 Çalışana engel olma,
 Durma çalış, durma çalış.

Bahçivansan bostanında,
 Çiftçi isen git tarlanda,
 Esnaf isen dükkanında,
 Durma çalış, durma çalış.

Çalış işine giderek,
 Gör işini düşünerek,
 İnsana çalışmak gerek.
 Durma çalış, durma çalış.

Gayret eyle sen işine,
 Günün geçmesin boşuna,
 Ölüm gelse de başına,
 Durma çalış, durma .

Sen de göster eserleri,
 Allah sevmez tembelleri,
 Öyle çalış yar yerleri,
 Dura çalış, durma çalış,

Deme neyim vardır benim,
 Düşün ki hükümet senin,
 Devlet senin, Millet senin,
 Durma çalış,durma çalış.

Aman kardeş bakma söze,
 Atma işin yaza, güze,
 Tembellik haramdır bize,
 Durma çalış, durma çalış.

Ömrünü uğratma zay’a,
 İşinde katlan cefaya,
 Hem dünyaya, hem ukbaya,
 Durma çalış,durma çalış.

Çalış: işin bitsin,çalış,
 Her işini düşün çalış,
 Yazın çalış, kışın çalış,
 Durma çalış,durma çalış.

OKU düşme cehalete,
 Çalış malik ol servete,
 Muhtaç olma muhannete,
 Durma çalış, durma çalış.

Çalışmakla iş tez biter,
 Çalışana menzil yeter,
 Tembellikten yoktur beter,
 Durma çalış, durma çalış.

Zenginlikten zarar gelmez,
 Çalışan perişan olmaz,
 Tembel olan murad almaz,
 Durma çalış, durma çalış.

Çalış: okut evladını,
 Hem çalıştır efradını,
 Düşün bu günden yarını,
 Durma çalış, durma çalış.

Çalışmaya yoktur engel,
 Aman kardeş çalış,sen gel,
 ÖZKUL gibi olma tembel,
 Durma çalış, durma çalış.













BAĞLAMIŞ

Akıl ermez zülcelal’in işine,
 Her bir işin bir hikmete bağlamış.
 Hak halkeder, kul çalışır kazanır,
 Kisbi kârı muhabbete bağlamış.

Kimin geniş, kimin rızkın dar etmiş,
 Kimin şadan,kimin işin zar etmiş,
 Kimilerini zelil hor etmiş,
 Kimisini saltanata bağlamış.

Herkesi serbest bırakmış haline,
 Cüz’i iradesini vermiş eline,
 Hak adildir zulüm etmez kuluna,
 Kula hükmün adalete bağlamış.

Kimin zakir,kimin şâkir eylemiş,
 Kimin zengin,kimin fakir eylemiş,
 Kiminin nefsini cimri eylemiş,
 Kimisini sakavete bağlamış. (Cömert)

Kimini ağlatmış, kimin güldürmüş,
 Kimin aşk’ı ilâhiyeye daldırmış,
 Kimin ilim, irfan ile doldurmuş,
 Kimisini cehalete bağlamış.

Kimisinin derdi var, derman gezer,
 Kimi alâ, kimi perişan gezer,
 Kiminin hüznü yok, şaduman gezer,
 Bu ÖZKUL’u kasavete bağlamış. (gam,keder)








SIDDIK

Canım kurban olsun, senin yoluna,
 Mü’minlerin piri Hazreti Sıddık,
 Çok mihnetler çektin Hak’kın yolunda,
 Verdin malı, ser’i, Hazreti Sıddık. (başı)

Puta tapmadın cehalet halinde,
 Fedakarlık yaptın islam yolunda,
 Gönlün ferah, Kelâmullah dilinde,
 Sahabeler nuru, Hazreti Sıddık.

Resulün yâri, gâri, hem yâveri,
 Razı ettin, Allah’ı, Peygamberi,
 Ashab’ın ulusu, islâm rehberi,
 Erenler serveri Hazreti Sıddık.

Önünde kimse ermedi devlete,
 Din yolunda göğüs gerdin mihnete,
 Senden evvel kimse girmez cennete,
 İslamın önderi Hazreti Sıddık.

Bölük, bölük halk mahşere giderken,
 Defterler okunup hesap verirken,
 Ömer ÖZKUL melül, mahzun dururken,
 Unutma kemteri Hazreti Sıddık.










DOĞRULUK

Aman kardeş doğru konuş sözünü,
 Hak’kın kula atasıdır doğruluk.
 Müstakiym ol her işini doğru tut,
 Bil ki ruhun gıdasıdır doğruluk.

Ferah zamanında, gamda, teşvişte,
 Sen doğru ol gayet alış, verişte,
 Bir hiyle düşünme gördüğün işte,
 Çünkü islâm binasıdır doğruluk.

Yalan düşünceyi sokma özüne,
 Paşa olsan kimse bakmaz yüzüne,
 Evin yansa inanmazlar sözüne,
 Hem imanın esasıdır doğruluk.

Asla hiyle düşünme sen bir ferde,
 Dos doğru ol her zaman her yerde,
 Doğruluk ararlar mahkemelerde,
 Adaletin bekâsıdır doğruluk.

Hiç bir derde yalan asla em (ilaç) olmaz,
 Duymadın mı yalancıda din olmaz,
 Bir gönülde yalan, iman cem (beraber) olmaz.
 Donuk kalbin cilasıdır doğruluk.

Yalancının namusu yok, ar’ı yok.(utanması)
 İsterse şah olsun itibarı yok.
 Dü (iki) cihanda yüzü kara yeri yok,
 Ömer ÖZKUL dost kapısı doğruluk.








HABERİN YOK

Yeter artık havalanma ey gönül,
 Pervaz edip bir konacak dalın yok.
 Sen boşuna cilalanma ey gönül,
 Dosta layık bir bergüzar gülün yok.

Divanemi yoksa,deli mi oldun,
 Şeytana arkadaş, nefse kul oldun,
 Revaiçte altın iken pul oldun,
 Kıymetin kalmadı, itibarın yok.

Derim gönül bu sevdayı boşla sen,
 Fırsat verme kör şeytanı taşla sen,
 Hak’ka layık,ibadete başla sen,
 Lakin sebat etmez, hiç kararın yok.

Bir gün olur ettiğinden sorarlar,
 Para geçmez, kalbi selim ararlar,
 Bu hal ile seni ordan kovarlar.
 Çık git derler, senin burda yerin yok.

Niçin sorman bu ÖZKUL’un halinden,
 Gam kasavet alı koydu yolundan,
 Hak’ka kul ol, kesme zikri dilinden,
 Ömrün boşa geçti haberin yok.












OLMAK GEREK

Bulmak isteyenler canânına yol,
 Kal’den vazgeçip, ehli hal olmak gerek.
 Vaz geçüben izzi tacı gabadau,
 Bükülüp endamı dal olmak gerek.

Tövbekâr olmalı cümle günahtan,
 Ümit kesmemeli daim Allahtan,
 Yanuben ciğeri feryadı ahdan,
 Göz yaşıyla yüzü yol olmak gerek.

Seher vakti artmadıkça feryadın,
 Kâmil defterine yazılmaz adın,
 Eğer dosta dost, olmaksa muradın,
 Nâdandan (kötüden) ayrılıp el olmak gerek.

Nefsini yere vur merdane gibi,
 Halkı âlem görsün divâne gibi,
 Canın feda edip pervane gibi,
 Yanıp aşk od’una (ateşine) kül olmak gerek.

Eğer kasdin (maksadın) yâr olmaksa yarine,
 Cismi canı yakmalısın nar (ateş) ile
 Gece gündüz feryat ile, zar ile,
 Akıtıp gözyaşı sel olmak gerek.

Olmak ister isen kulların has’ı,
 Bir olmalı halkın zemmi senası,
 Takma ÖZKUL ismin olmaz vefası,
 Sıtkile Hak’ka ÖZKUL olmak gerek.







KURBAN OL

Dinle bu sözümü ey gafil insan,
 Adın insan sen bu ad’a kurban ol.
 İnsan olan kemal kazanır her an,
 İnsandaki kemalete kurban ol.

Sen kendini zanneyleme ulu’sun,
 Şeytanın kardeşi nefsin kulusun,
 Gıybet meclisinin bir bülbülüsün,
 Hak konuşan cemaate kurban ol.

Dünyada her fenalığı sen yapan,
 Kimseyibeğenmez su-i zan yapan,
 Her lahzada bin bir çeşit zem yapan,
 Zem ettiğin bu millete kurban ol.

Bilir bilmez her bir yandan bahseden,
 Kah olur ki künfekandan bahseden,
 ALNIN SECDE GÖRMEZ DİNDEN BAHSEDEN,
 Sen ol dine, diyanete kurban ol.

Utanmazsın Hak’ka layık sözün yok,
 Tarikatı sevmen, çünkü yüzün yok.
 Şeriat yolunda hiç bir izin yok.
 Şeriata, tarikata kurban ol.

Geceleri öküz gibi yatarsın,
 Allah diyenin arkasından atarsın,
 Emin ol ki sen: hayvandan betersin,
 Tesbih eden hayvanata kurban ol.

Sitemin çekersin, bu kıylı kalın,
 Seni kurtaramaz evladın, malın,
 Mahşerde günahın boynuna alın,
 Giden nar’a (cehenneme) sen cennete kurban ol.

Ömer ÖZKUL aman dört aç gözünü,
 İyi dinle alimlerin sözünü,
 Boşlamazsan peygamberin izini,
 Cennet senin, var vuslata kurban ol.



GÖNÜL (1)

Ne kadar acayip vahşete daldı,
 Acaba ne zaman uslana gönül.
 Ne dünya kaydını görür ne ukba,
 Bilemedim meylin ne yana gönül.

Usandım,bıktım bu gönül elânden,
 Ne var elin devranından deminden,
 Kurtulmadı gitti dünya gamından,
 Ne zaman erişir ferhana gönül.

Ne utanmak bilir,ne namus ne ar,
 Bilmem kime meftun,aşkına yanar?
 Azalar köhnedi, vücut ihtiyar,
 El’an nazar eder hubana gönül.

Ne nasihat dinler, ne söze baktı,
 Cismim harab etti, ciğerim yaktı,
 Beni umulmadık derde bıraktı,
 İhtiyaç gösterdi lokmana gönül.

Bu gönül elinden daldım günaha,
 Boş yere ömrümü eyledim heba,
 Kah nasihat ettim, kahide rüsva,
 Yinede gelmedi gelmedi,amana gönül.

İlmi amel kazandığım ruzi şep,
 Geldi gamleşkeri yağmaladı hep,
 Ne ibadet kaldı bende, ne edep,
 Ne yüz ile varır, yezdana gönül.

Dedim gönül Hak’ka tutalım bir yol,
 Vefa vermez malı, melal, kız oğul,
 Edelim ibadet, olalım ÖZKUL,
 Sözümü dinlemez divane gönül.






ALMAZ MI BİLMEM

Bir arzuhal yazdım o nazlı yare,
 Hoş cevap verirmi, vermez mi bilmem.
 Çok ricalar yaptım, halim söyledim,
 Arzuhal alır mı, almaz mı bilmem.

Billahi müştakim hüsnü cemale,
 Yanıp kül olmuşum aşkı visale,
 Elbet senin için düştüm bu hale,
 Halimi sorar mı, sormaz mı bilmem.

Deli gönül girdi nefis cengine,
 Mağlup etti beni sürdü engine,
 Acep bu hasretlik mahşer gününe,
 Ola ki kalır mı, kalmaz mı bilmem.

Bilmem beni inletmede kasdın ne,
 Alıp varam arzuhalim destine,
 Vuslat merhemini yaram üstüne,
 Tabibim sarar mı, sarmaz mı bilmem

Bilemedim şaştım netsem neylesem?
 Ben bu dertlerimi kime söylesem,
 Bayramda canımı kurban eylesem,
 Ya kabul olur mu , olmaz mı bilmem.

Ne yaman müşküldür aşkın belası,
 Bilemedim nedir bunun çaresi,
 ÖZKUL da açıldı hasret yarası,
 Bu dertten ölür mü ölmez mi bilmem.








HASTASIYIM

Bana derler neden her gün hastasın,
 Bilmezler ki ben gönül hastasıyım.
 Bu dertten anlamaz Eflatun, Lokman,
 Ancak ben bilirim, dil hastasıyım.

Kendi gafletim harap etti beni,
 Yardan ayırıp ağyar etti beni,
 Zalim nefis sarpa uğrattı beni,
 Varamadım dosta yol hastasıyım.

Gaflet ile genç ömrümü geçirdim,
 Gönül kafesinden şahin uçurdum,
 Yare giden karubanı kaçırdım,
 Vadilerde kaldım, çöl hastasıyım.

Yanar ciğer yar firağından naşi,
 Hasret ile akar gözümün yaşı,
 Zar ederim dostun bağına karşı,
 Bülbül gibi gonca gül hastasıyım.

Aşk hançeri bu sineme yar etti,
 Yar sevdası ciğerimi eritti,
 Bu dert benim iflahımı kuruttu,
 Bir gün, beş gün değil yıl hastasıyım.

Bana benzer kim var ki cihanda,
 Alem şadan ÖZKUL ahi figanda,
 Servi kovan arısıyım cühanda,
 Lâkin yapamadım, bal hastasıyım.


































CENNETİN

Bilmem nasıl vasfeylesem cenneti,
 Burdan başkadır alemi cennetin,
 Dilim dönse metheylesem cenneti,
 Methe, vasfa sığmaz, ili cennetin.

Her mü’mine on dünyaca yer vardır.
 Ne soğuk, ne yağmur, ne de kar vardır,
 En edna’ya yetmiş tane huri vardır,
 Safa ile geçer hâli cennetin.

Böyle bir karanlık gecesi yoktur,
 Herkes alim olmuş, hocası yoktur,
 Arapca söylerler hecesi yoktur,
 Fesih lisan söyler, dili cennetin.

Safa olur, elem olmaz cennette,
 Bir birine zulüm olmaz cennette,
 Acı, hasta, ölüm olmaz cennette,
 Namütenahidir sonu cennetin.

Nazar etsen toprağına, taşına,
 Bir şey yoktur gitmeyecek hoşuna,
 Her mü’min hükümdar, kendi başına,
 Böyle kurulmuş usulü cennetin.

Ayın öndördüne benzer yüzleri,
 Konuştukça lezzet verir sözleri,
 Salınarak gezer huri kızları,
 Her şey kemalde, hasılı cennetin.

Hudut kavgası yok, arsası geniş,
 Bir ağacı verir bin türlü yemiş,
 Her tarafı elvan renge boyanmış,
 Hiç bir vakit solmaz gülü cennetin.

Hoş koku var toprağında, taşında,
 Tac’ı vakar her mü’minin başında,
 Erkek, kadın otuz üçer yaşında,
 Kocamak yok, geçmez yılı cennetin.

Akıllar hayrandır, pür safasından,
 Kimse keder görmez akrabasından,
 Firdevsi alâda, ebul kasımda,
 Her an taksim olur, malı cennetin.

Bir birinden üstün, saraylar,köşkler,
 Tac’ı hülle, kürsi elvan döşekler,
 Odunsuz, ateşsiz taze yemekler,
 Deresiz akar, suları cennetin.

Bu ne lütuf, bu ne ihsan, bu ne hâl,
 Davet eder ol vahid’i zül celâl,
 Ordan olununca rüy’eti cemâl,
 Raksa geçer olan varı cennetin.

Şakir olup razı olsan haline,
 Sabreylesen sahip olsan diline,
 Düşer isen şeriatın yoluna,
 Şaşmaz gider doğru yolu cennetin.

Fazl’ından bize de göstersin Allah,
 Şefi’imiz olsun ol Resulallah,
 Hak kısmet ederse Ömer ÖZKUL’a,
 Olurum kölesi, kulu cennetin.
















BEN SENİN

Yarab senin aşkın ile,
 Şairin oldum ben senin.
 Öterim her seher gahi,
 Bülbülün oldum ben senin.

Yoktan beni var eyledin,
 Aşka giriftar eyledin,
 İşim ahu-zar eyledin,
 Meftunun oldum ben senin.

Azabından olmam emin,
 Senden medet eya muin,
 Hasretinle gönlüm hüzün,
 Mahzunun oldum ben senin.

Af olmazsa cenabından,
 Kim kurtulur azabından,
 Lâ taknetu hitabından,
 Mesrurun oldum ben senin.

Aşkın olunca rehberim,
 Tenhalar olmuştur yerim,
 Kays gibi ağlar gezerim,
 Mecnunun oldum ben senin.

Ben faniyim,sen bakisin,
 Ziruhların rezzakısın,
 Kâinatın hâllakısın,
 ÖZKUL’un oldum ben senin.


































SABAH YAKIN

Bir sözüm var tutar isen birader,
 Hak’kın divanına dur sabah yakın.
 Ömrün tezyid olur, kendin bahtiyar,
 Kuluna çok va’di var sabah yakın.

Seher vakti kalkıp, Hak’ka kıyam et,
 Gafillerden olma terk-i menam et,
 Lafzatullah’a, tevhide devam et,
 Ol resüle selam ver sabah yakın.

İbretle bak Halık’ın ayetine,
 Bunca mahlük, bunca masnuatına,
 Arz-ı, sema, seb-i seyyaratına,
 Atfı nazar edip, gör sabah yakın.

Adet böyle teheccüd edasını,
 Her seherde oku bir kez Yasin’i,
 Temizleyi gör ki kalp aynasını,
 Gönülde parlasın nur sabah yakın.

Mağrur olma evladına, malına,
 Razı olup her an şükret haline,
 Bin nefsine, al tevhidi diline,
 Sol göğsün altına vur sabah yakın.

Aman kardeş mülhit sözüne bakma,
 Zikr-i istiğfar-ı dilden bırakma,
 Topla kendin sakın huzurdan çıkma,
 Kalpten masivayı sür sabah yakın.

Seher vakti aşk badesi içilir,
 Mü’minler üstüne rahmet saçılır,
 Biletler kesilir, kapı açılır,
 Erenler bağına gir sabah yakın.

Yeter vazgeç nadanlar sohbetinden,
 Biraz ayıl bu uyku gafletinden,
 Bir er bulup sağlam tut eteğinden,
 Ondan cananını sor sabah yakın.

Geceleri gaflet ile uyuma,
 Kötü endişeyi kalbine koyma,
 Hani ne kazandım, ne gördüm deme,
 Hak muradın verir bir sabah yakın,

Bulmak ister isen cananına yol,
 Dostuna dost, düşmanına düşman ol,
 Temizlen günahtan, olasın ÖZKUL,
 Eyleyip istiğfar, her sabah yakın

CUMA GÜNÜ

Mü’minler toplanıp Cuma kılmaya,
 Kabul olur her dilekler Cuma gün.
 Bir ameli yedi yüz kat yazılır,
 Hayıra çekilen emekler Cuma gün.

Cumakılan gark olur ata’lara,
 Hem ol günde af gelir hatalara,
 Cuma günü defnolunan mevtalara,
 Sual sormazlar melekler Cuma gün.

Mü’min olanlar cumayı gözetir,
 Perşembeden mescidinibezetir.
 Hak’ka yalvararak boynun uzatır,
 Uçan kuş, yüzen semekler Cuma gün.

Tükenince bu dünyanın eeceli,
 Bozulur düzeni, tutmaz temeli,
 Celâl sıfatından eder tecelli,
 Parçalanır yerler,gökler Cuma gün.

Cuma günü mahşer yeri kurulur,
 Herkes ettiği amelden sorulur,
 Cuma gününde Cennete girilir,
 Huriler zevcini bekler Cuma gün.

Cuma günü Allah davet edecek,
 Bölük, bölük halk davete gidecek,
 Cuma günü HAK tecelli edecek,
 Kullar Hak’kı görecekler Cuma gün.

Herkes hürmet eder Cuma gününe,
 Cuma bayramdır cümle mü’mine,
 ÖZKUL arzu halin almış eline,
 Ağlar, gözü yaşlar döker Cuma gün.



ÖZKUL’UN YOLU

Şu yalan dünyada hoş gün görmedi,
 Cefa ile geçer hali ÖZKUL’un,
 Kahi gamkin, kahi mahzun, kah ağlar,
 Gülüp oynarken emsali ÖZKUL’un.

Yar hasreti içte yareler açar,
 Ağyarin elinden zehirler içer,
 Gam, kasavet derdi,mihnetle geçer,
 Şu dünyada her bir yılı ÖZKUL’un.

Özkul bıkmış,usanmıştır bu candan,
 Dünya sıkıntısı sarmış bir yandan,
 Gözü yolda,haber gelmez canandan,
 Çok perişandır ahvali ÖZKUL’un.

Özkul bir tükenmez sevdaya dalmış,
 Cismin harap edip aklını almış,
 Eğilmiş kameti, beli bükülmüş,
 Dibinden kırılmış dalı ÖZKUL’un

Yazık bu Özkul’un halleri yaman,
 Feryad eder söyler Yarab el aman,
 Cahildir yol bilmez hali perişan,
 Vardı, sarpa çattı yolu ÖZKUL’un.











BİLMEM NEDEN

Gördüm yarin bahçesini,
 Giremedim bilmem neden.
 Açılmış gonca gülleri,
 Deremedim bilmem neden.

Visaline fırsat vermez,
 Nasıl edem elim ermez,
 Niçin cemalin göstermez,
 Soramadım,bilmem neden.

Aşkına yandı bu gönül,
 Gayriden usandı gönül,
 Hak’tan yana döndü gönül,
 Varamadım bilmem neden.

Ben orayı pek özledim,
 Seher vaktinde gözledim,
 Gönül kaf’ıda izledim,
 Bulamadım bilmem neden.

Andıkça yârin adını,
 Gönülde buldum tadını,
 Sevgilimden muradımı,
 Alamadım bilmem neden.

Aşkına yandıkça gönül,
 Zikrin etmek ister bu dil,
 Sıtk ile ALLAH’A ÖZKUL,
 Olamadım bilmem neden.









KALMADI

Hele bakın şu dünyanın işine,
 Kimseden kimseye minnet kalmadı.
 Azdırdı alemi aldı peşine,
 Bidat zuhur etti,sünnet kalmadı.

Fenalık yapmaktır nas’ın bünyadı,
 Misafir almazlar yabancı, yad’ı,
 Atasına bakmaz oldu evladı,
 Hem de atalarda şefkat kalmadı.

Şimdi nasihat kâr etmiyor nas’a (insana),
 Ahali pek daldı, fikrimaaşa,
 Düşman gibi bakar, kardeş, kardeşe,
 Haya kalktı,hem de hürmet kalmadı.

Zenginler bakmıyor, fakir haline,
 Fukara göz koydu zengin malına,
 İradeyi verdik avrat eline,
 Kadınlarda ırzı iffet kalmadı.

Bu gidişle n’olur dünyanın hali,
 Ahiri fanidir, erer zevali,
 Kahvelerde çalgı çalar ahali,
 Camilerde hiç cemaat kalmadı.

ÖZKUL nasıl olacağın fikir et,
 Razzak’ı aleme her an şükür et,
 Gece gündüz yaradanı zikir et,
 Ahbaplarda samimiyet kalmadı.









GİZLİ GİZLİ

Deli gönül bir güzele tutulmuş,
 Serimde sevdası var gizli, gizli.
 Aşk deryası coştu temevvüc etti,
 Dalga vurur her seher gizli, gizli,

İçten ağlarım amanım görünmez,
 Feryad ederim,figanım görünmez,
 Bir ateş sardı dumanım görünmez,
 Pür alev durmaz, yanar gizli,gizli.

O’nun aşkı deli gibi gezdirir,
 Hem sevdası ciğerimi ezdirir,
 Firkatiyle yarelerim azdırır,
 Derim ki bir merhem sar gizli, gizli.

O’nun aşlıyla durmaz ağlarım,
 Sabrı tahammüle yoktur kararım,
 El yüzüne gezer, güler,oynarım,
 Gönülden ederim zar, gizli, gizli.

Divane gönlümün yoktur kararı,
 Bulunmaz aşkımın hattı kenarı,
 Bir canım var onu alsa da bari,
 Yakmasa firkatı- nar gizli,gizli.

Yandı gönül ahi hasret nar’ına,
 Yarinin sevdası çökmüş serine,
 Feryad eder acıyan yok haline,
 Ömer ÖZKUL kan ağlar gizli, gizli.









LÂ İLAHE İLLALLAH

İslamın binasıdır,
 La ilahe illallah,
 İmanın esasıdır,
 Lâ ilahe illallah.

Boş geçirmeyılları,
 Alsın gönül envarı,
 Cennetin anahtarı,
 Lâ ilahe illallah.

Tevhit Hak’kı bildirir,
 Zalim nefsi öldürür,
 Perdeleri kaldırır,
 Lâ ilahe illallah.

Boş geçmesin ay ve yıl,
 Fırsatı ganimet bil,
 Daima söylesin dil,
 Lâ ilahe illallah.

Gafletle kendin yıkma,
 Mülhit sözüne bakma,
 Söyle dilden bırakma,
 Lâ ilahe illallallah.

Ruhun neş’e tad alsın,
 Donuk kalbin parlasın,
 De imanın nurlansın,
 Lâ ilahe illallah.

Yıkılmadan bu beden,
 Canın tende dururken,
 Söyle dilin dönerken,
 Lâ ilahe illallah.

Dilin gıybet etmesin,
 Vaktin boşa gitmesin,
 Kalbin sükut etmesin,
 Lâ ilahe illallah.

İslâmın yapısıdır,
 Şeriat kapısıdır,
 Cennetin tapusudur,
 Lâ ilahe illallah.

Fırsat gitmeden elden,
 Tasdik edip gönülden,
 Söyle bırakma dilden,
 Lâ ilahe illallah.

Vesiledir rahmete,
 Girmek için cennete,
 De çekilip halvete,
 Lâ ilahe illallah.

Tevhitdir kul felahı,
 Tasdik eder Allah’ı,
 Mü’minlerin silahı,
 Lâ ilahe illallah.

Tevhit edin birader,
 ÖZKUL ile beraber,
 Çok diyeni yakmaz nar,
 Lâ ilahe illallah.
















DEĞMEZ Mİ

Şu senin aşkına dalmak,
 Fani cihanı değmez mi?
 Ki sen şaha ümmet olmak,
 Kevni mekânı değmez mi?

Can mı dayanır nazına,
 Alem hayrandır sözüne,
 Nazar etmek mah yüzüne,
 Milki cinanı değmez mi?

Vasfından acizdir dilim,
 Ben edemem methin senin,
 Ol ahmeri bal leblerin (sözlerin)
 Gonca dehanı değmezmi?

Hüsnün tam bulmuş kemalin,
 Ser çekmiş servi endamın,
 Arz olunca mah cemalin,
 Şemsi tabanı değmez mi?

Yaktın beni eya cânan,
 Yanarım aşkına her an,
 Saçma benler, billur gerdan,
 Lâli mercanı değmez mi?

Özün bala durur senin,
 Dürrü hikmettir sözlerin,
 Ok kirpik,ahu gözlerin,
 Çeşmi revanı değmez mi?

Yol bulunmaz vuslatına,
 Can dayanmaz hasretine,
 Yanmak senin firkatına,
 Yedi niranı değmez mi?

ÖZKUL vasfın aldı dile,
 Günüm geçer virdin ile,
 Ölmek senin derdin ile,
 Yüz bin dermanı değmez mi?





























KÂR EYLEDİ

Aşkın kime verdi ise,
 Onun işi zor eyledi.
 Bilmez oldu kendisini,
 Aklın tarumar eyledi.

Aşka düşüp Adem ata,
 Okudu allamel esma,
 Aşk etti Cennet’ten cüda,
 Bu yerde karar eyledi.

Daldı aşkın deryasına,
 Meyleyledi buğdasına,
 Hasret kaldı Havva’sına,
 Bildi ki zarar eyledi.

Nasıl ki buğdayı aldı,
 Başından taç havalandı,
 Gitti libas açık kaldı,
 Utandı çok ar eyledi.

Uçurdu hüllesin,tacın,
 Dizin dövdü,yoldu saçın,
 Ah eyledi bildi suçun,
 Tövbe istiğfar eyledi.

Nuh’un aşkı nefasından,
 Yaşlar döktü yer asuman,
 Ol sulardan oldu tufan,
 Yer yüzün ebhar eyledi.

Muti olup Hak emrine,
 Girdi nemrudun narına,(ateşine)
 Onun aşkı Halil’ine,
 Ateşi Gülzar eyledi.

Aşkla kelimoldu Musa,
 Ejder oldu elde asa,
 Onun aşkı ile İsa,
 Toprağı tayyar eyledi.

Aşk olmasa olmaz hulüs,
 Aşk rehber oldu bahusus,
 Onun aşkı ile Yunus,
 Bahri ihtiyar eyledi.

Gitmek güçtür aşk yoluna,
 Nasip olmaz her kuluna,
 Verip aşkın Eyyüb’una,
 Derde giriftar eyledi.

Aşka düşürdü Ahmedi,
 Benim Habibim’dir dedi,
 Aşkı çekti Muhammed’i,
 Vasılı didar eyledi.

İbni Ethem aşka daldı,
 Alıp tacın yere çaldı,
 Tahtın verip aşkı aldı,
 Ne güzel pazar eyledi.

Yanuben aşkın od’una (ateşine)
 Başın koydu dost yoluna,
 Verip aşkın Mansur’una,
 Sonunda berdar eyledi.

Kime verdiyse aşkını,
 Tebeddül etti halini (değiştirdi)
 Nice sığır çobanını,
 Vakıfı esrar eyledi.(sır sahibi)

Aman kardeş bilmişolun,
 Aşk, rehberidir bu yolun,
 O’nun aşkı bu ÖZKUL’un ,
 Ta canına kâr eyledi.










DEĞİL Mİ

Ateşi aşkına pervane oldum,
 Pervanin aşkı nar’a değil mi?
 Hasretinle deli divane oldum,
 Vuslatın derdime çare değil mi?

Kimsesiz kalanın penahı sensin (sığınağı)
 Seni vekil edene kâfi sensin,
 Her çaresiz dertlere şâfi sensin,
 Yürekte deşilen yare değil mi?

Yaktı beni senin veçhi ahsenin,
 Durmaz ismin zikrederim ha senin,
 Kiler için hidayetin ya senin,
 Yanılıpta kalanlara değil mi?

Gece gündüz yad eylerim mecidi,
 Hatadan geçmektir Hak’kın vaadi,
 Günahkârım yine kesmem ümidi,
 Lâ taknetü asî’lere değil mi?

Semaya ser çekti, feryad-ı ahım,
 Senden başka vat mı benim penahım?
 Mağfiret eyleyip affet günahım,
 Mağfiretin günahkâra değil mi?

Nice günahkârın gönlün pak eden,
 Dilersen erenler’e ilhak eden,
 Tecelliyle kara yüzleri ak eden,
 Ömer ÖZKUL yüzü kara değilmi?








YA RESUL ALLAH

Götür kurbi cıvarında olam ben Ya Resulallah,
 Senin şehrinde mücavir kalam ben Ya Resulallah.

İste Hak’tan ben kedayı, bakma günahıma sen,
 Sözüne imtisal edip gelem ben Ya Resulallah.

Varıp ravza-i pak-ine, yaşlar döküp kan ağlayım,
 Deşip derd-i derunum kurtulam ben Ya Resulallah.

Eğer senden medet olmazsa şayet asi kemtere,
 Gidecek bir yerim yoktur, n’olam ben Ya Resulallah.

Cemal-i pak-ini göremedim, ol mahşere kaldı,
 Haşâ oradada mı mahrum olam ben Ya Resulallah?

Bana sen acımazsan, ben seni koyup kime gidem?
 Bilmem bir kimseden medet bulam ben Ya Resulallah.

İçir aşk-ı zülalini n’olur bu adî mücrime,
 Kanam feyzi nevalinle dolam ben Ya Resulallah.

Bir kadeh bahri keremden eyle ihsan ÖZKUL’a,
 Yanıp aşk-ı visaline ölem Ya Resulallah.




BİR DUMAN BENİ

Şu yalan dünyaya geldim geleli,
 Hiç bir vakit güldürmedi gam beni.
 Gençliğe son verdim, hoşgün görmedim,
 Keder için doğurmuş anam beni.

Ben gamlıyım, şadan gördüm elleri,
 Minnetle geçirdim, zaman-ı devri,
 Evlat sıkıntısı, akraba cevri,
 Anladımki öldürecek son beni.

Gam, kasavet, keder peşim bırakmaz,
 Elde ne var,kader peşim bırakmaz,
 Hint’e gitsem eğer peşim bırakmaz,
 Elem terk etmiyor bir zaman beni.

Derdi belâ ile geçti zamanım,
 Daima mahzundur kalbi hazanım,
 Bülbül gibi feryadeder lisanım,
 Kara bahtım güldürmez bir an beni.

Ömrüm boşa gitti derd-imihnetle,
 Gece gündüz ah ederim bu dertle,
 Mahşere giderim ben bu hasretle,
 Ecel gelip terk edince can beni.

Ömer ÖZKUL’a devranın kasti ne?
 Toprak olur altın alsam destime,
 Haziranda güneş doğmaz üstüme,
 Ağustosta sardı bir duman beni.








AZDIRMA BENİ

Ey Allah’ım hıfzeyle ben kulunu,
 Başı boşbırakıp gezdirme beni.
 Kahreyleyip beni bana bırakma,
 Gaflet denizinde yüzdürme beni.

Aşkın ile ahi efkânında et,
 Nnazar edip kurbu mihmanında et.
 Esirgeyip daim amanında et,
 Şeytana uydurma, azdırma beni.

Yardım eyle nefsim ile uğtaştır,
 Ver aşkını mecnun gibi dolaştır,
 Erenlerin zümresine ulaştır,
 Nâdanlar elinde ezdirme beni.

Merhamet et sakalıma saçıma,
 Bakma benim isyanıma suçuma,
 Tut elimden at cennetin içine,
 Cehenneme atıp sızdırma beni.

Hidayetin yetiştir bu kemtere,
 ÖZKUL’unu bağışla Peygambere,
 Rahmetinle Said yazdır deftere,
 Şakıy defterine yazdırma beni.



Hadis
Esma-ül Hüsna
ALLAH CC
Hz.Adem ve yaratılış
Giriş Yap, Yorum yazmak ister misiniz?
Имя:*
E-Mail: